ne piçim korkuyorum hem de ya. istediğim kadar korkuyorum nerdeyse. kafamda ben naptım neler yaptım. paralel evren yarattım ben orda. normal olmadığını biliyrum da iyi de gizliyorum. üstünü kapatıyrm onla bunla. o da sağlıklı deil ama esasından daha kabul edilebilir.
şimdi olsa. gerçekten olsa yani. mucize olsa. gelse. gelişsek. ben bi kere tırlamış bi şekilde başlıyorum. baya ilerdeyim.ilk defasında da öyleydim.
önden giderim. bak burda şu var, bu var. gel sen de çok gsl olacak derim. hiç görmedin ki sen buraları bi merak et de hızlan hade derim. ben annattıkça o inanmaz. "ne dion yaeeeğğğ" der. deli mi bu sappık çıktı vallahi billahi der. ya valla deli deilim. sadece böle ilişkinin zaman ayarlarıyla oynasak herkesten farklı olcas yeminlen gel bi dene bi nolur bi dene- derim. gelmez. gider. geri döner. bildiği gördüğü yoldan tıpış tıpış gider. şaşırmadan etmeden. aynen.
ben nası geri döyeim bu saatten sora mına koyim. başka bişi lazım. yan yoldan çekilmem lazım. zorla çekmeleri lazım. ben nasıl geri döneyim.
olacağı, beraber gideceğimiz varsa da, gitmeyiz biz. en baştan ben bi süre yerimde rap rap adım atmalıydım. onun yanındaymış gibi yapmalıydım. ben önümü görmemişim önüm bana da muammaymış gibi yapmalıydım ki o da korkmasın eşitiz desin. yapamadım. ne hissediyosam onu yaptım. şimdi olsa bak tekrar yeminlen tüm gücümü harcıycam, yapmacık olma pahasına eşitmişiz gibi davrancam. sora acısı çok pis oluyo. üstü kapatılıyo da içerde yumuşak yumuşak acı oluyo. sızım sızım.
bi de üstünü kapatcak materyal bitince de zorda kalıyo insan.öle cıbıl cıbıl parlıyo alttaki. üstünü kapatcak güç toplamam lazım. neyle olcak bilmiom. eflatun mantarmıdır mor şukelamıdır. güç toplayım da üstünü kapatıyım bari sora unutunca varlığını üzüntüden kaybeder o da belki kendini. yoksa böle olcak gibi deil ya olcak gibi deil.
2011-06-14
washington dc
Ya ne çaresizce bi durum ilişkilerde iki kişinin de söz sahibi olmasının gerekliliği.
Mesela bi kota olsaydı (minimum aymiin); atıyorum 100 birim. Yüz birim değil tabi. 1568 birim mesela (çift sayı evet, mükemmel olabilme ihtimali cepte durmalı). Bunu doldurunca başarılı ilişki olsaydı. Mesela ben 1560 birim sevdim, o 8 birim; yine olsaydı böyle de. Ama ütopik bişiden bahsediyorum. Dengesi z falan olmayacak böyle olunca. Ben başarılı olucam. Başarımdan iki taraf da faydalanacak. Ya da sabırla mıçan dağı deler gibin.
Peki ben onu 1500 birim, o başkasını 1500 birim severse n’olcek. Nasılsa bu hep 1500’de kalmaz. Bigün 1450 olur, bi gün 1502 olur vesaire. Tam o noktada kim fazla ise o kazansın. İyi olan kazansın. Eşitlenmenin hemen ardından yani. Ama kaybeden de üzülerek gitmeyecek öbür tarafa, isteyerek seçecek yani. Dünyanın enerjisi bunu masumca düzenleyecek. Farkında bile olmayacağız. İşler o kadar kolay ve temiz ve huzurlu yürüyecek ki herkes daha yaratıcı ve üretici olacak. Aşk acısı denen şey baya aza inecek. Aşk acısı olduğunda bunun bizden de kaynaklandığını bileceğiz. İpler karşı tarafın ellerinde olmayacak tamamiyle. Yine zorluklar olacak tabi. Ama bu denli yıkıcı olmaz. Ulen dicez demekki 1568 birim sevemiyomuşum, çok istesem olurdu diycez.
Çok karmakarışık anlattım zannedersem.
Mesela bi kota olsaydı (minimum aymiin); atıyorum 100 birim. Yüz birim değil tabi. 1568 birim mesela (çift sayı evet, mükemmel olabilme ihtimali cepte durmalı). Bunu doldurunca başarılı ilişki olsaydı. Mesela ben 1560 birim sevdim, o 8 birim; yine olsaydı böyle de. Ama ütopik bişiden bahsediyorum. Dengesi z falan olmayacak böyle olunca. Ben başarılı olucam. Başarımdan iki taraf da faydalanacak. Ya da sabırla mıçan dağı deler gibin.
Peki ben onu 1500 birim, o başkasını 1500 birim severse n’olcek. Nasılsa bu hep 1500’de kalmaz. Bigün 1450 olur, bi gün 1502 olur vesaire. Tam o noktada kim fazla ise o kazansın. İyi olan kazansın. Eşitlenmenin hemen ardından yani. Ama kaybeden de üzülerek gitmeyecek öbür tarafa, isteyerek seçecek yani. Dünyanın enerjisi bunu masumca düzenleyecek. Farkında bile olmayacağız. İşler o kadar kolay ve temiz ve huzurlu yürüyecek ki herkes daha yaratıcı ve üretici olacak. Aşk acısı denen şey baya aza inecek. Aşk acısı olduğunda bunun bizden de kaynaklandığını bileceğiz. İpler karşı tarafın ellerinde olmayacak tamamiyle. Yine zorluklar olacak tabi. Ama bu denli yıkıcı olmaz. Ulen dicez demekki 1568 birim sevemiyomuşum, çok istesem olurdu diycez.
Çok karmakarışık anlattım zannedersem.
2011-06-07
“…Bana öyle geliyor ki müziği (ve kitapları ve sinemayı ve tiyatroyu ve hissetmenizi sağlayan herhangi bir şeyi) varlığınızın merkezine yerleştirirseniz, aşk hayatınızı hale yola koymak, onu bitmiş bir ürün gibi düşünmeye başlamak size uymaz. Onu kurcalamak, canlı ve çalkantılı tutmak zorundasınızdır; onu parçalarına ayrılana dek kurcalamalı ve ilmek ilmek sökmelisiniz ki, en baştan başlayabilesiniz. Belki de bizim gibiler, bütün gün duygusal şeyler sindiren insanlar, hayatı yüksek perdeden yaşıyor ve bunun sonucu olarak da kendilerini hiçbir zaman tümüyle mesut hissetmiyorlar: ya mutsuz ya da çoşarcasına, sırılsıklam mutlu olmak zorundayız; ama dengeli, sağlam bir ilişki sırasında bu ruh hallerini yakalamak oldukça zor oluyor…”
(Nick HORNBY, High Fidelity, s. 142)
(Nick HORNBY, High Fidelity, s. 142)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
