2009-12-27

crap kraft dinner

tüm eski sevgililerim gerizekalı.
beni bıraktıkları için ve bırakılmayı hakettikleri için..

2009-11-27

dün gece birşey farkettim. asla istediğim şey olmuyor. asla. kurduğum hayal mi denir (ki çok gercekçi olanlardan bahsediyorum), talep mi denir.. iyi şeyler oluyo tabi, yani sevindirecek şeyler. ama asla asla tam istediğim, ufak da olsa birşey olmuyor. çok şans eseri yaşıyomuşum(muşuz) gibi.
garip değil mi ki bu. iki gündür bunu düşünüyorum.niye böyleki. arada bi tam istediğim şey cuk diye olsa....

2009-11-06


Baykuş'ta oturuyorum, ışık güzel, müzik güzel, dergi okuyorum. Dergi güzel, bana filmler anlatıyor, filmler güzel. Bacaklarımı çektim içe, az ışık, gözüm kısmış okumaya çalışıyorum Burju'yu beklerken.. Sonra omuz ve sırt ağrılarımı hissettim. Bir de masaj olsa, nasıl olur bilmem ama,olsa güzel olur. Ben aynen otururken böyle, biri bana habire masaj yapzsa. Ay allahım, ben sevgilim olmasını bu nedenden de istiyorum efth.

2009-10-25

allah kahretsin
çok özledim
ne çirkin duyguları var insanın, ne gerek var, aynı bok.

2009-10-13

kalp kırıntısı, kalp tıkırtısı, kalp hapşurması

insan olmak ne de zor, veyahut berna olmak/berna insanı olmak. çeşit çeşit. hangi biri hakkında yorum yapayım.
aman içim dışım bi tuhaf.bir bilye gezinir durur içcağzımda.

koku ve özlem. böle keskin anlamlı bişilere, bu kelimeler az sanki. basit. ne bilimm.

yağmuurun altında bak bak dur. cool ol. anlamsız dakikalar gecir. o beş daika gelsin sana 5 saat. gitmek iste ama bi yandan doyama. çok basit hisler de, kafasını baya yoruyor insanın.
çöpe atmak istediğim şeyler var. kafam da karmakarışık.içim de mok gibi. dışımda mik gibi. bi yandan parılparılım. of.
çok saçma,çizikler atasım var.kalem kağıt lazım.

kaş hareketi ve damar istiyorum bu ara.

2009-10-05

istemeden oldu..

hissediyorum baştan. görmemezlikten geliyorum. ama yok yani, orda değilmiş gibi davransam da bişiler var orda, ya da yok. tam olarak bilemedim şimdi.
sonra gözgöregöre gelen akşam. tamam de. dön git. hissetmiyomuş gibi de yapmadım.hissetmedim pek sahici. sonra sonra bir özlem.kızartma gibi.karnımı rahatsız ediyo gıcık gıcık. ama işte geçiyo. da, zamanla ülser mülser.. hadi bakalım. sake kokusu özlerler ama.

2009-06-11

ıh

…….Nasıl ki midevi olmayan yiyecekler varsa, aynı şekilde insana dokunan sevişmeler vardır. Karışık meyveli, kremalı bir pasta davetkar görünebilir; hatta dokuz yüz papillanın hepsine dilin içinde şarkılar söyletebilir ama sonunda şekerler, katkı maddeleri ve yararsız kaloriler damarları tıkar, hücreleri bozar, yağ üretir ve dişleri çürütür. Potansiyel açıdan besleyici gıdalar bile uygunsuz şekilde hazırlanabilir. Sekste de yanlış bileşimler, uygunsuz hazırlıklar söz konusudur. Evet, düzüşmek için hazırlanmalı. Aydınlanmış bir rahibin bir ayine hazırlanışı gibi, büyük bir matadorun arenaya çıkarken hazırlanışı gibi: yoğunlşarak, arınarak, kutsal güce, bilince çağrıda bulunarak. Eğer malzemeler arasında uyum gözetilmemişse bunlar da işe yaramaz: istiridye lezizdir, çilek de lezizdir ama ikisi birlikte püre edilince… (?!) Her besleyici seks tarifi, en az bir tutam aşk kullanılmasını gerektirir. Gerek gurmelerden, gerekse sağlıklı beslenme manyaklarından dört yıldız alan düzüşmeler, kaşık kaşık aşk kullanır. Seks tedavi edici olarak değerlendirilmeli ya da tıbbi amaçlarla ele alınmalı demiyorum ( sikişmenin küçük küçük ısırılmış boynuna böyle bir değirmen taşını yalızca bir ahmak asar). Ama sekse özensiz, sığ, dalgın ve samimiyetsiz yaklaşmak, her gece yağlı erotik kaşıklarla yemek yemeye benzer. Zamanla insanın tat alma duyusu körelir, kişi (farkına varmadan) duygusal anlamada kötü beslenmeden mustarip olur; iskorbüt illeti yüzünden ruhun cildi iltihaplanır, kalbin dişleri çürür. Duygusal bağlanmanın ne süresi ne de ilanı güvenilir bir ölçüt oluşturur ( yabancılar arasında, erotik açıdan pek çok uzun evlilikten daha çok anlam taşıyan geçici duygu patlamaları yaşanır; Paris’te yaşanan altı aylık beraberliklerden daha ihtişamlı tek gecelik kaçamaklar yaşanır Jersey City’de). Fakat sonuçta, kısa da olsa bir bağlanma, tehdit altında da olsa bir saflık, saklanmış olsa da bir incinebilirlik, ihtiyaçla hareketlenmiş olsa da bir ruh cömertliği, azıcık şehvetle yanmış olsa da dürüst bir ilgi var olmalıdır; eğer ki birleşme, ağır etki gösteren bir zehir değil, sağlıklı bir şey olacaksa……

2009-06-10

marie trintignant bertrand cantat


kafamda mı büyütüyorum ben bu ikiliyi acaba.. birinin yüzü birinin sesi bende bu etkiyi bırakan ama, öldürmeseydi de ölmeseydi be.

biri öldü biri 6 yıl yattı, baya büyük aşk aslında, büyüttüğüm kadar var..

dinamikleri yüksek.

ama marienin suratına bakınca o şekilde öleceği belli gibi sanki gibi..

2009-05-24

2009-05-20

tortu

annemle babama 36 günlük yavru bir kedi getirdim. bakarlar, mutlu olurlar; hayatlarının mutluluk seviyesini yüzdeye vurursak bu hayvancık onlara her daim artı 5-10 civarı bişi katar diye..
olmayacak ama, bakmayacaklar. o kadar güzel ki yahu. şapşal arka ayaklarını bi türlü kontrol edemiyo; ya yanlara açılıyo, ya parkede kayıyo. gri gözleri var. şov yapıyo habire. zıplıyo hopluyo.
aşık oldum ivit.
bırakamam, teranın yanına alayım istiyorum. tera yer ama bunu.
fotoları korayda şimdilik. alıyım, koyarım.
seviyorum onu. hep benle olsun. çok küçük.
akşam annesini emmesi için geri götüreceğim. ne şaşkılık.
alınır mı o kadarcık yavru annesinden.. bi on gün daha emsin memişleri. ypksa parmaklarımı emmeye devam etcek, çok güzel ya. eridim gittim bittim.
iğne tırnaklı şizofren şapşal bi sıpa o.

2009-05-12

mr gorgeous and miss curvaceous

bir kaç ufak çekindiğim yanım var ("hoşlanmadığım" ayrı, çekindiğim "ayrı"); dişi olmanın getirisi ve/veya hormonlarımla ilgili şeyler olduğunu sanıyorum. oysaki terminatör olmak isterdim.
-kadın sesleri sevmem ve filmleri -izlemenin yanında- içine akıvermem de hep hormonal.

- hatta tüm başarı ve başarısızlıklarım, inat ve takıntılarım, yazmalarım, kurmalarım, sorgulamalarım, inama(ma)larım, güvensizliklerim, tırsmalarım, ürkmelerim, kırmalarımkırılmalarım, unutmalarım hepsinden hormonlar sorumlu tabiki.

insanların içinde legolar var. parça parça birleşiyolar. (yöntemi malum..) ama olmaları gereken net bi şekil yok. öyle şekilleniyor güzel legolar, biz de insan oluyoruz. bu ara bunu çok biliyorum. ama gidişat vahim hakkaten..
legoların yerine seramik hamuru ve suluboya kullanılan "içlerimiz" olmalıydı. ya da cam üfleye üfleye beliren bizler olaydık çok klas olabilirdi.