2010-10-31

cigarettes

dün sabahtan akşama kadar evde film izlediğim halde yalızca iki adet sigara içmiş bulunmaktayım. body worlds ün etkileri sanırım....
bu arada karnında ceninli kadınla, sevişen çift de varmış. getirmemişler türkiyeye onları. neden acaba. sevişenler çok manalı olmayabilir ama cenin ve kadın baya etkileyici olurdu bence. merak ettim neden getirmediklerini.

2010-10-24

Aptal

Bir adet sevgilim vardı bir zamanlar.adına “pika” diyelim. Güzel bir 9 aydan sonra 5 ay mola ve çirkin bir 2 ay süreci yaşadık. İkinci birleşmeye ne gerek var denebilir. Ama durum öyle gerektirmiş. O bencil, ben aşık.
Bunun da bi eski sevgilisi var, adı “appa” olsun. Belli, seviyor kızı (uzaktan konuşmak ne rahat), ama bana sürekli saçmalama tarzında bişiler diyip kendimi paranoyak ve deli manyak hissettiriyor. İlk 9 ayda ikna olmuştum bile. Neyse. Bir gün biz PS oynarken bunun msninde –appa- belirdi. “Ama silmemişsinnnnn” dedim. Hep sildim derdi çünki. Ben “msnden sildin mi” demezdim, o kendi öyle demeyi uygun görmüş. “Bana sürekli neden sildim dersin ki” dedim. “Doğru söylesene bana ne gerek var” dedim. “Sildim işte, makmikmok, tek appa o mu be!” dedi. “İyi, peki” dedim. Bu arada bu kişi (pika)de görüp görülebilecek en yalancı kişi. Her konuda yalan söylüyor. Ama benim yakaladıklarım çok da zararlı olmadıklarından bir çeşit hastalık olduğunu düşünüp gülüp geçiyorum. Bu söylediklerine inanmıyorum ama aşık aptalım ya, sineye çekiyorum. Garip işte. Sonra bi sabah ben erken kalkıyorum, bilgisayarın başına gidiyorum, msnde appa bişiler yazmış gece. Gönül istiyor açıp okuyayım. Takılan bilgisayar izin vermiyor. Aşağıda sadece –appa sincap- ışığı yanıp sönüyor. Soyadı da var yani. Bu sefer tek appa o mu yalanı da yaramaz. Biraz daha beynini kullanıp yalan söylemesi lazım. Hep de sakinim aslında. Kızmıyorum bağırmıyorum. İçten içe ne mal olduğunu biliyorum. Soruyorum. “sildim işte sildim, ne appası” diyor. İçimde gözlerimde bir şaşkınlık. Yuh ifadesi. Ne ciğersiz adam bu, ne korkak ve ne ipne. (Ama seviyorum.ahahaha) Onda ise –ne yazmış acaba- ifadesi. Aslında o kadar aptal olamaz diyorum, böyle yalanlar söyleyecek kadar. Sadece beyni yavaş. Ya da dudaklarına ilk sinyaller çok geç indiğinden beyni tam gelişmemiş bir çocuk kıvamında aklına ilk geleni söylüyor. Ama aptalca işte. O gece artık appa buna bu appaya ne dediyse o hafta dünyanın yine en aptalca şeklinde ayrılıyoruz. Ayrılmıyoruz görüşmemeye başlıyoruz. Buna şaşırmıyorum. “ off, sandığımdan da ciğersizmiş” diyorum. “ne piçim insan!?”. Bana görüşmeyelim bile demeyecek, hatta işim var/ daha sonra gibi herhangi bir korkakça da olsa bahane sunmayacak kadar aptal ve ciğersiz. Ulan şaka maka 1 yıl geçirmişiz götoş. Saygısız ipne demezler mi adama.
Neyse. Ayrılma şekilleri kafaya taktığım bi konu değil. Ama en azından bi sms, facebook msgı falan beklerim ama bu aptal pika’nın saçma yalanları daha çok üzerinde kafa yorduğum şeyler. Çünkü ikimiz açısından da aptalca. Ben de saçma mıyım, ne bekliyorum yalanı göre göre. Ama işte aşkın aptallığı olabilen şeyler. Aşıktım ulan. Yanında mest haldeydim ve bir gün daha beslensem onunla kârdı benim için. O ise 30 yaşına gelmiş korkak, ciğersiz ve mega aptaldı. Özrü ne. Ne bu kadar korkak olmayı ve aptalca yalanlar söylemeyi affettirir. Bu gelinen noktada artık beynin hormonları telkin etmesi lazım. Erkek de olsan. Dayanıksız da olsan.) "bi daha olur sevgili pipim" diyebilmesi lazım beynin. Nitekim bundan çok kısa bir süre sonra pikakalpappa oldu. Birlikte olmaya başladılar.
Özet: “Tek appa o mu!” ve “sildim işte sildim diyorum” yalanları mide bulandıracak kadar aptalcalar. Aptal demeye doymayacağım kadar aptalcalar. Erkeklerin genelinde olan ama bunda biraz boku çıkmış korkaklık baya mide bulandırıcı.
Bunların (pipili kesimin) ayrılmaları da çok zor oluyor. Kendileri maille, smsle, telefonla ayrılmaya feci karşılar ama ayrılana kadar da canları çıkıyor. Anlamam ki onu da hiç. Ayrılacaksan yüz yüze konuşsan n’olur konuşmasan n’olur. "Seni hala seviyorum, ilişki kuramıyorum" saçmalıkları ağzından çıkmayıversin. Azıcık söyleyeceğin varsa mail at, yoksa msg çek n’olcak. E ben böyle yaptığımda da kızma. Gereksiz işler bunlar. Ayrılıyosun ulan. Ne şekilde terk edildiğine değil, terk edilme durumuna takıl takılacaksan. Neyse. Konumuz aptal pikaydı, nerelere geldik.

2010-10-10

26 yaşında topuklu ayakkabı deneyimleri

yüksek topuk insanı tavşan yapıyormuş
yokuş çıkmak kolay/ yokuş inmek zor.çok zor.
bir de sabah 8 de evden çıkılan, gün boyu onunla araba kullanıp oraya buraya koşturulan, akşam mesaiye kalınan ve (feci yağmurlu olan) gece konsere gidilen günler böyle bir ayakkabı giyilmemeliymiş. 16 saat onlarla gezdikten sonra bir süre yere basamadım.
ama sanat eseri gibiler.)

mal ghetto

söylemesi ayıp cuma gece ghettoya gittim.hindi zahra.pek bana göre değilmiş. bana göre olan yerleri de var da neyse işte.
ha bu arada klasik gitardan da en az latinodan nefret ettiğim kadar nefret ediyomuşum. hatırladım.
ghetto ne boktan bi yermiş yahu. giriş kapısının yanında sahne var. saçmalık bir. doğal olarak insanlar hop sahnenin önüne bitiveriyo. seyirciye arkadan katılacağına en önden katılıyosun. ama önde de bi görevli var, senin ağzını sulandırıp (önden izleme kousunda) öne ve girişe yığılma oluyor diye yukarı kata göndermeye çalışıyor.yukarıya çıkmak içinise sahne önünü çaprazlama geçmen lazım. kalabalığı yarman lazım. herkesi bi itelemen lazım. bu arada bar da kapını karşısında olduğundan arada kalabalığı ters yönde yarıp içki alabilmen lazım falan.kalabalığı yarmak istemediğimden ve kırk yılın başında topuklu ayakkabı giydiğimden pek yerimden kıpırdamadan barın yanına yaslanıp cool bi şekilde konser izleyeyim dedim. önümden bir bucuk saat boyunca sanırım bi 150 kişi geçmiştir itekaka. delirdim. gecenler de haklı, girişe birikemezler. ama sinir oldum, delirdim. tam havaya giriyorum bi grup el ele tutuşmuş önümden geçmeye çalışıyo, yapışıyorum bara. bu arada ses sistemi bok gibi. 2. şarkıdan sonra düzeliyor biraz ama arada hoparlörler cızırdıyor. var mı böyle bişi. bu arada giriş-çıkış kapısından çıkarken sahnenin perdesini kaldırıp (etek altı bakar gibi) ne var ne yok diye dikizleyebiliyosun. çok yazık bir planı var ghettonun. çok üzücü.
doğum gecemde parov stelar izlemek istemiştim. ama ghettoda diye 4 sefer daha düşüneceğim. orda adam gibi konser izlemek neredeyse imkansız sanırım. yazık./
bu kadar. ghettonun düzelmesi dileğiyle. kendinden öncekileri bari örnek alsaydı.

üzülsem bi dert üzülmesem bi dert

üzüyorum seni daha az görüşelim der
yok diyorum, iyiyim ben böyle, takılıyorum oğlummmm
bırak zevkini çıkarayım
yok diyo üzüyorum.
böyle mi tatmin oluyosun a mal derim
1 yıl oldu, hala ne üzülmesi, üzülmemi kaldı,
üzülcek yerlerim ağrıyo
mis gibi geçinip gidiyoruz
inandıramadım
hayır gercekten üzülsem siklemicek, biliyorum, görmemezlikten gelcek
neyse, seviyorum hayatımda olmasını. pure mutluyum yanındayken. gidince de bi bok hissetmiyorum. insanoğlu garip şey.bi bir yıl daha geçirim böyle ben zannedersem. bi aksilik olmazsa.ahahah.

2010-10-05