2010-12-19

asabiyet

1. dün tzt'ye "bal"ı izlemeye gittim deniz gökle. anlamadığım bir şekilde buz gibi bir sinema orası. biletler 2 tl diye mi öyle? 3 tl yapsınlar, azıcık ısıtsınlar yahu. neyse. izlememiştim balı. inanılmaz güzelmiş. çok beğendim. büyülenmiş bir şekilde çıkarkan filmden, 45-50 yaşlarında bir aplamız film için "montaj yapmayı bilen herkes çekebilir bunu, bu ne ya, film mi bu" gibi bişiler dedi. nedir bu kendine güven. yani filmi beğenmemiş olabilir. benim beğendiğimi herkes beğenmeli, beğenmeyenler bi boktan anlamıyor diyenlerden değilim ama bu eleştir de biraz körlük ahmaklık angutluk değil mi? ne çok farklı farklı insan var. ne anlatılır ki bunlara, gözünü kapatmış yapmış yorumunu cesurca. peki ben neden takıldım o kadına bu kadar çok.

2. sonra denizle helvetia ya yemek yemeye gidelim dedik. bisikleti var diye aşağıdan dolandık. bisikletide ordaki küba denen saçma yerin yanındaki ağaca kilitleyecektik ki, kübanın önünde duran iki adet garson gayet kaba ve kendilerine güvenli şekilde (emir kulu diye acımıycam yani) "arkadasım onu karşıya bağlayın" dedi. ulan kübanın yanındaki ağaca da mı karışacaksın. bi de saat erken, hava buz gibi dışarda 4 tane masa var bomboş. kimse oturmaz orda. ama adam bize bizim bisikleti koyacağımız yerin yanına da masa atabilecekleri söyledi. ulen dedik yarım saat yemek yiyip çıkıcaz. abdi misin. işte tartışmadık. bu da angut. ama sinir yaptım yine. üff.

3. ve son olarak da akşam animasyon festivaline 9 seansına girdik. saten sinemada, özellikle festivallerde gereksiz yere kahkaha atan insanlardan nefret etiğimi sölerim hep. bu sefer az sayıdalardı. gerçi seyirci de azdı. ama bunlardan sürekli aralarında fısır fısır konuşanlardan biri bi koltuk yanımda; herşeyi anlayan, anladığını yanındakine açıklayan sonra da her boka, ama abartmıyorum minnacık bile her boka ahahahahahahahahahaha şeklinde gülen (ayh hırrrr) ince sesli APTAL hatun da arkama oturmuştu. ahahahaha larının arasında bi de "ay çok komik ya" diyodu. değildi ama gerçekten değildi. tebessüm ediyordu salondaki diğer herkes, ve o ince espriyi anlamak saten onların hayatının bir parçasıydı. o kadar zor deildi ki espri. neden bu kadar yüzümüze vursun.

zamanında abdinin biri bana "mazeretim var asabiyim ben" gibi abdi bişi demişti. ben de öyleyim abdi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder