2010-04-12

alice harikalar diyarında değil bugünlerde. "that was so real" dinleye dinleye pure gerçeği kavramakla yokmuş gibi davranmak arasında bi yerlerde kaldı.
nasıl bi yer. yuvarlak. jölemsi. garip yani. durumun farkında olup da acaba yanılıyo olma ihtimalim var mılardan gitmek şu araki canlı kalma yöntemi.
kendi mantarlarını tavşanlarını tiktaklarını kuruyo kafasında ki .. öyle mutlu oluyo.
ben güzelim ama. sadece hiç olmassaydı dediğim şeyler/nesneler/insanlar/hisler/olaylar var. çok yönetici biri de olmadığımdan ya yine yok etcem beynimin o kısmını ya da kendi kendine yok olcak. ama parlak birşeyler göremiyorum. baya yıpratıcı bişimiş bu da. (insanlar parlaklık göremediklerinde ölüveriyorlar bence yaşlanınca, ışığı görünce değil yani)
sabah sabah ne kasveti.ama sol omzumun alt kısımları yine kaşıkla yenir gibigibi.
gerçi hormonlar da bu aralar sapıtık.
berna bi türlü berna olamadığında (böle sıkışıp kalıyo bazen) nasıl da canı yanıyo.
püff. elimden midir dilimden midir nedir hava hafif karanlık olsa benim sözcüklerimden zifiri gibi görünüyo. badtrip.) komedi bunlar. bulamaçlar.
yapılcak şeyler gidilecek yerler bile var.
sevgiler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder